Zihin fukara olunca, akıl ukala olurmuş!
Zihin fukara olunca, akıl ukala olurmuş!
Dünyada en; çok kendi yanlışlarına, kendi tembelliklerine, kendi tedbirsizliklerine çok rahat bahane bulan millet biziz sanırım. Hep hatayı karşıda buluruz.
Hani bir söz var ya; “Kendi gözündeki merteği görmez, elin gözündeki çöpü görür.” Aslında işte biz tam da oyuz. Ama kabul etmek/ettirmek mümkün mü?
Tabi ki mümkün değil.
Sütten çıkmış kaşıktır vesselam.
Hele bir de biraz fazla değer verelim. Alçak dağlar da neymiş, yükseğini de ben yarattım iddiasına girer.
Sanırım bazılarına gereğinden fazla değer vererek göklere çıkarıyoruz. Haddinden fazla verilen değerden ötürü, onun hem kendisine, hem de bulunduğu yere, zarar vermesine çanak tutmuş oluyoruz.
Bu kişiler, koltukları büyüdükçe, küçüldüklerinin farkında bile değiller ne yazık ki. Bu husus, bir Nasrettin Hoca fıkrasında şöyle anlatılıyor;
Nasreddin Hoca bir gün eşeğini hava alsın diye dama çıkarır. Bir süre sonra indirmeye çalışır ama eşek damdan inmek istemez. Bunun üzerine Hoca eşeği damda bırakır ve izlemeye başlar. Eşek damda hoplayıp zıplarken aşağı düşer ve ölür.
Akıbeti ibretle izleyen Hoca:
“Demek ki eşeğin mertebesini yükseltirsen hem bulunduğu yere zarar verir, hem de kendine” der.
Ne güzel özetlemiş hoca bir o kadar da haklı. Yalama ustası kişileri ne güzel ifade etmiş.
Deveye şikâyetini sormuşlar, “Sırtımdaki yük umurumda değil ama kervanbaşında eşek yok mu, o çok zoruma gidiyor” demiş.
Zaman kaybediyoruz lakin kimsenin umurunda değil. Sen çırpınıyorsun ama o dama çıkmış keyifle etrafı seyredip hopluyor zıplıyor. Ne kadar gürültü yapılırsa yapılsın bu kervan yürümektedir/yürüyecektir deniliyor.
Sonuç?
Sonuç belli aslında. Dam çöküyor.
Altında ezilen vatandaş oluyor…
Selam ve dua ile…