UA-131003470-2
DOLAR 13,7194
EURO 15,5684
ALTIN 786,58
BIST 1.910
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 12°C
Yağışlı
Ankara
12°C
Yağışlı
Paz 10°C
Pts 13°C
Sal 14°C
Çar 12°C

Ahde vefa

25.11.2021
59
A+
A-
Spread the love

Ahde vefa

Ben her alanda şunu bilirim. Adamlıkta bunu gerektirir. Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişmeyeceksin.

Ne diyordu Üstad Necip Fazıl; “Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen, hem yolunu kaybedersin, hem dostunu”.

Peygamberimiz Mekke’nin fethinden sonra Mekke’ye yerleşme yerine tercihini Medine’den yana yapması en zayıf ve güçsüz olduğu dönemde sadece şehirlerini, gönüllerini değil, bütün imkânlarını kendisine açan Medinelilerle birlikte tekrar Medine’ye dönmesi Peygamber siyasetinin özünü vefa oluşturduğunun en güzel örneğidir.

Tıpkı Bedir’den sonra ganimet paylaşımı yapıldığında Medineli Müslümanlara, “Ben size yetmez miyim?” dediği gibi.

Mekke her ne kadar Peygamberimiz’in doğup büyüdüğü şehir olsa da, Medine Peygamberimizle özdeşleşmiş bir şehirdir. Bugün Medine’de metfun bulunan Peygamberimiz, ahde vefanın en anlamlı ve çarpıcı örneğini sergilemiştir. Mescid-i Nebevi’nin içinde yatan o mübarek ve pak bedeniyle adeta hepimize şunu demektedir: “Ahde vefası olmayana güvenilmez!”

Siz siz olun, asla size zor zamanlarınızda gönlünü ve yurdunu açan insanları başka imkânlar bulduğunuzda terk etmeyiniz.

Zor zamanlarda yanında olan insanları iki dakikada satan vefasızlara bunun anlamını anlatamazsınız.

Yolda bulduklarını ve yarın kendilerini yarı yolda bırakacaklarını pekâlâ bildiği insanları sadık dostlarına tercih edenlerin nasıl hüsrana uğradıklarına tarih şahittir.

Güçsüzken size küfreden, güçlendiğinizde yanınıza sokulan soytarıları baş tacı ederseniz, dostlarınızı gücendirirsiniz gönül koyar giderler. Yarın güçten düştüğünüzde de o güç budalası soytarıları yanınızda bulamazsınız.

Dostlarımız yanlışlıklar karşısında susmazlar. Kırmadan, dökmeden, sadakatlerine uygun bir dille gerekli eleştirileri yaparlar. Yalakalar ve soytarılar ise kafa sallayıp güç devşirmeye kalkışırlar.

Ahde vefa gösterenler, dostlarını yanında tutan, güç için yanına koşanları da idare etmesini bilendir. Bu dengeyi doğru kuramayanlar hem dostlarından olur hem de yarın dengeler değiştiğinde kendi eliyle karşı yeni düşmanlar kazandırır.

Aslında bütün mesele nerede bulduğun değil, mesele karakter, sadakat ve duruş meselesidir. Sadece kâra değil zarara da ortak olma meselesidir.

Tâlip olanın yükü alamayınca ârizi suçladığı; birlikteyken diyemediğini, gözden çıkarılınca dışa vuran; hakka, hukuka, ahde vefası olmayan; bahane bağımlısı; nefsine tapan tüccar ruhlu kişiler aynaya bakmadan yarın bir yansımada neye dönüştüklerini görecek, hatalarını kabullenmek ağır geldiğinden suçlayacak birilerini arayacaklar. Yanlarında durmayın.

Selam ve dua ile…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.