Akıl Asıl Size Lazım Medeni İnsancıklar!
Akıl Asıl Size Lazım Medeni İnsancıklar!
Medeniyetiniz de batsın, özgürlüğünüz de. Dün Afganlıları istemiyoruz diyen bugün Afgan kadınlarının arkasındayız diyen aynı kişiler yıllardır yaşadıkları yerde, kıblenin yönünü sorsan bilmezler.
Müslüman kadınlar Çin’de zulüm görür, Filistin’de katledilir, Şam’da bombalanır. Kadın haklarından bahsetmezler. Ancak Afganistan’daki kadının başörtüsünden rahatsız olurlar. Özgürlüğün kıyafetle olmadığını anlamayacak kadar zihinleri köleleşmiş özgürlükçü köleler.
Bugün yerlere attığınız çarşafı 100 yıl önce bir Fransız askeri Antep’te denemek istedi. Milli Mücadelemiz kutsallarımızı korumak uğruna verildi. Tesettüre el uzatan Fransız ile çarşafı ayaklar altına alan bu zihniyet arasında bir fark göremiyorum. Siz Fransız askerinden daha şerefsiz, içimizde korkakça saklanan iki yüzlü şarlatanlarsınız. Çok rezilsiniz çok…
Güya İslam’a, tesettürlü kadınlara özgürlük gösteriyorsunuz, biz gericilere medenilik öğretiyorsunuz, akıl veriyorsunuz birilerinin kölesi olduğunuzun farkında olmayarak. Akıl asıl size lazım.
Tesettürün kölelik ve beden tacirliğine bir baş kaldırış olduğunu göremeyecek kadar kapitalizmin çarkları arasına sıkışan bir güruh var. Kimsenin servetini ayan ettiğini göremezsiniz. Tesettür servetimi setreder. Özü külleşirmez, gürleştirir.
Tesettürün kapitalist sistemdeki bedeni sömürme ve her tür köleleşme biçimini reddetmek, kişinin kendi özgürlüğünü özenle korumak demek olduğunu bilmeyenler, tesettürü kölelik zanneden köle ruhlu zavallılardır.
Kul ve kölelik arasındaki tefriki ayırt edemeyenler için üstad Sezai Karakoç ‘un; “Tanrı’nın kulu olmayı bir alçalış gibi gören züppe ruh, farkında değildir ki, Tanrı’ya köle olunmaz ancak kul olunur. Köle oluş, insanların kendileri arasında doğan bir düşüş ve alçalıştır.
Kimi zaman alçalan ruh başka bir insanın veya sembolün kölesi olur. Bu kölelik onun elini kolunu bağlar. Onun gerçek özgürlüğünü yok eder. Tanrı’ya kul olmak, Tanrı’ya teslim olmaksa insana kendi özgürlüğünü buldurur.” İfadeleri nasıl da anlam bularak tecessüm ediyor.
Kalabalıkta oğlunu kaybeden bir kadına birileri “yüzünü aç da belki o seni görür ve tanır” denilince Kadın; “Hayamı değil oğlumu kaybettim” cevabını verir. Hayasını kaybetmiş, arama derdinde olmayan kokarcalar.
Tesettür “gösteriş” için değil “göstermeyiş” içindir. “Öldüğüm zaman beni gece gömün ki, namahrem beni görmesin” diyen Hz. Fatıma annemiz ve şimdi örtüyü çıkartıp yerlere atan insanlarımız.
Kim demiş Avrupa insanı medeni,
Ne edep kalmış ne haya çırılçıplak bedeni,
Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni,
Desenize hayvanlar bizden medeni..!
(Mehmet Akif Ersoy)
Selam ve dua ile…