Ben ne yapacağım benimle?
Ben ne yapacağım benimle?
İnsanlığın en kadim sorusu, ‘Ben Kimim’ ?
Ben kimim ne arıyorum?
Ve ne için varım?
.. ve dahi, görülemeyen “İnsanlık” tasavvur edildiğinde ; “fe eyne tezhebûn” düşüyor yüreklere.
Ah! Bilseydim ki ben kimim?
Cihanda böyle hayran, kimin peşindeyim. ( Molla Cami )
Beni söylediklerimde arama diyor şair ve devam ediyor; “Ben söylemediklerimde gizliyim görmediğin koskoca derya gönlümdür. Gördüğün sahil ise dilim. Kıyılarıma vuran dalgalarıma şaşma. Onlar Aşk’tan gel-git’im. Beni mecnundan Leyla’dan sorma. Ben yalnız Mevla’dan bir izim.
Ah insanlar, her şeyi bulup kendini bulamayanlar…
Hayat “Ben” ile mücadele…
Hayat bir sefer; bidayeti “ben”, nihayeti “ben”…
“Ne oldum” değil, “ne olacağım” demeli insan. Bir bakarsınız ‘gül’ sünüz. Bir bakarsınız ‘kül’ sünüz.
Ve Ferîdüddîn Attâr bir soru ile ne güzel anlatır nefsin çıkmazını; “Mağduru çok, âlimi yok bir sorudur. “Ben ne yapacağım benimle”?
Beni otokontrol altında tutmak ne zor. Bin ben vardır benden içeri…
Bir tane ‘Ben’ var sanıyoruz, hikayenin bir öznesi olduğuna kanmışız. Halbuki bir an birinin öbür an diğerinin beden bulduğu bir sürü ben’le yaşıyoruz. Ve bunlar birbiriyle çeliştiği için acı çekiyor, kendimizle, yaşamla uyumu kaybediyoruz.
Dünya, insan avcısı.
Dünyalık, nefsin çıkmazı.
En çok anlamamız gereken yerde kendimiz de kala kalırız. Kafirun suresini nefse okumalı ve en son “senin yolun sana benim (öz) yolum bana demeli ve uygulamalı insan.
Ömür bir an, bir saniye sonrasına hükmün de yok gücün de. “Bitti” emri gelince tüm pişmanlıkların, hataların ne varsa heybende yüklenip çıkıyorsun yola.
İçten şükre’den gönül’ler için her yeni gün; bir umut’dur yeniden doğuş’tur.
“Bugün ne yapacağım ben? deme; Rabbim bugün benimle ne yapacak?”de. Bu sabah ruhunu iade ettiyse seni “işe almış”demek ki Allah.” (Senai Demirci)
Beni bana bırakma ey Rabbim.
Selam ve dua ile…