UA-131003470-2
DOLAR 8,7367
EURO 10,3748
ALTIN 499,23
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Gök Gürültülü
Ankara
27°C
Gök Gürültülü
Sal 25°C
Çar 27°C
Per 28°C
Cum 27°C

Bin defa keşke bir defa iyiki etmiyor!

22.05.2021
36
A+
A-
Spread the love

Bin defa keşke bir defa iyiki etmiyor!

Aslında hayat; yaşayamadığımız “belkiler”, yaşadığımız “keşkeler” ve içimizde tuttuğumuz “neyseler”den ibaret.

Herkesin olmuştur eski bir fotoğrafınla konuşmuşluğu.
Benim de oldu geçen günlerde. Ne fotoğraftaki o ev var artık. Ne yaşım yirmi. “Öyle bakma dedim. Biliyorum çok üzdüm seni. Çok keşkeler yaşattım. Belkiler de çok beklettim. İyi’kilerin de vardı. Hiç’li geçmiş zamanlarında. (Seçil Oğuz)

Bin defa keşke bir defa iyiki etmiyor. Ne çok keşkeleri biriktirmişiz ne çok iyikilerimiz eksik. Keşkelerde belki hayır var, şer idi iyikiler. Öyle olmasa da yüreğimizi daha çok acıtırdı keşkeler. Keşkelere de bin şükür, iyikiler de zaten başımızın tacı gözümüzün nuru.

Hayatta ‘Keşke’ dediğin ne çok an var, hiç fark etmiş miydin?
Olur olmadık yere kalbinin ağırlaştığı, içinin sıkıldığı.
Fark ettim ki, keşkeler sarmallarıyla süslü hayatımızı ilmek ilmek dokumaya ne kadar da meraklıyız.

Keşke o sözü söylemeseydim.

Keşke oraya daha önce gitseydim.

Keşke seni tanımasaydım…
Keşke elimden bir şey gelebilseydi…
Örnekleri sonsuzluğa kadar uzatabiliriz.

Peki ya sen hayattaki pişmanlıklarını düşündün mü hiç?O son vedayı edemedin diye yaşadığın anlar yitip gitti mi?
Ocakta beklemekten taşmış kahven, sayfaları kıvrılıp yarım bıraktığın kitapların, sınavda çalışmadığın yerden çıkan sorular, daha önce başvuru yapamadan kaçırdığın işler…

Yaşamından ne kadar çalabilir ki?
Hataların, hayatın en kazık sınavı değil, sana örnekler veren bir çeşit öykü olduğunu düşünüyorum çoğu zaman…
Önemli olan o hikayede anlatıcı mı olacaksın yoksa maceradan maceraya mı koşacaksın; onun kararına varman.

Ardıma dönüp bakıyorum da, dallarımı kıran rüzgarları bile affetmişim ama bir kendime uzanamamış elim.
Biriktirdiğim keşkeler, ardımdan bile söylenmeye yetermiş.
Bütün heveslerim, genellemelerin içinde yitip gitmiş.
Oysa ne çok cümlem vardı benim.
Her şeye inat, yüreğimi ısıtan ne çok hayâlim.
Biliyorum,bu kadar kırılgan olmayı kaldırmıyor hayat.
Her tökezleyişte kendi içine saklanınca,sıvazlamıyor sırtını.
Pencere önü çiçekleri değiliz ki, anlayışlı bir el alıversin bir çırpıda içeri.
Hadi aldı diyelim;Gün ışığı olmadan ne kadar yaşanır ki? (A.Haşim)


Bir sabah uyanırsınız ; ya bir “keşke ” sinizdir, ya da bir ” neyse “.

Ve gün biter ; ya “her şey” sinizdir, ya da ” hiç kimse “… !

Ne güzel günler biter ne üzüntüler. Uzun yollar da bitmez kaçınılmaz sonlar da. Herkes kendine yakışır şekilde gider. Kimi dik başıyla, kimi vicdan savaşıyla. Bazen keşkeler, bazense iyikiler seni takip eder. Geriye bir tek insanlık kalır senden, şayet gösterebildiysen.

Velhasıl azizim;
“Keşke” leri silin. “Neyse” leri boşverin. Belkilerler umut edin, “İYİ Kİ” deyin gitsin…

Selam ve dua ile…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: