Bu nasıl bir kafa?
Bu nasıl bir kafa?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İnanç Masası sorumlusu Fatma Yavuz; “Biz muhafazakâr ve dindarların seküler dostlarımıza borcudur; seküler dostlarıma içkili ikramı bizzat finanse/ikram ettim. Bar, meyhane fark etmez, arkadaşımın içkili sofrasına otururum. Diyanet, sen istediğin kadar fetva üret.” demiş.
Ne demek; “Dindarların sekülerlere borcu var?” Bireysel hezeyanlarınıza, İslâmı ve dindarlarları alet edemezsiniz, haddinizi bilin.
İçki ikram edip etmemeniz kimseyi ilgilendirmiyor, sorun bunun İslam açısından bir sakınca olmadığını söylemeniz.
İslam’a yaklaşım tarzınız Ebu Cehil’i kıskandıracak seviyede…
Kur’an-ı Kerim’de ki günah tanımı sizin için neleri içeriyor? Çok merak ediyorum.
Bu ne saçma ne kadar cahilce bir örnek?
Hiç mi şu Hadis-i Şerif’i akletmiyorsun “Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.” Tirmizî, İlm, 14
Peki bu Hadis-i Şerif ışığında; Şerre vesile olan da o şerri yapan gibi olmuyor mu?
Bu nasıl bir kafa?
Kişi inandığı gibi yaşar, herkes saygı duyar. Ama temsil konumunda bir insan işte İslam bu, işte yaşanılacak örnek din anlayışı diye kendi yanlışını örnek davranış modeli olarak sunamaz. Buna itiraz edilir. Bütün mezheplerin görüşlerini bir araya getirip telfik yapsan bile bu olmaz.
Organizasyona bırakın da seküler arkadaşlarınız “hoşgörü” ile yaklaşsın, “yaşam tarzına saygı göstersin”ve bir iki saat içmesin…
Niye siz alkol vermek zorunda hissediyorsunuz kendinizi?
Yaşam tarzına saygı deyip düğününüze gelen herkesin her arzusunu yerine mi getireceksiniz?
Amaç haramın aleniyet kazanarak normalleşmesi ve mübah sayılması. Bu durumda bunu özgürlük olarak göremeyiz. Planlı ve provokatif amaçlı milli ve dini değerlerimizde tahrifat ve ifsat için uğraşıyorlar. Aynı fetö tarzında yapıyorlar.