UA-131003470-1
DOLAR 7,8175
EURO 9,3509
ALTIN 448,82
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 11°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
11°C
Parçalı Bulutlu
Cts 11°C
Paz 12°C
Pts 12°C
Sal 11°C

Çocuk tacizcisi Fatih Nurullah hakkında flaş detay

07.09.2020
54
A+
A-
Spread the love

Türkiye 1 haftadır Uşşaki Tarikatı’nın şeyhi olduğunu iddia eden “Fatih Nurullah” takma adlı Eyüp Fatih Şağban’ın 12 yaşındaki kız çocuğuna yönelik alçak istismarını konuşuyor.

Şağban, layık olduğu yerini, yani cezaevini boylasa da alçakça taciz üzerinden hem 500 yıllık Uşşaki Tarikatı, hem de tüm tarikatlar hedef tahtasına konuluyor. Peki kendisini ‘Mehdi’ ilan eden, “Elimi öpen cennete gider” diyecek kadar İslam’dan uzak olan Eyüp Fatih Şağban kimdir? Bu sorunun cevabını ararken; karşımıza 28 Şubat sürecinin karanlık yüzleri Ali Kalkancı ve Müslüm Gündüz, yabancı istihbarat örgütlerinin kontrolündeki Fetullah Gülen gibi bir profil çıkıyor.

TARİKATLARDAN KOVULDU
Sivas’ta doğup ailesiyle birlikte İstanbul’a göçen, liseyi burada okuyup güreşe merak salan Şağban, eğitimini Spor Akademisi’nde tamamlıyor ve güreşte bazı dereceler elde ediyor. Akademi yıllarından sonra tarikatlara merak saran Şağban, Nakşibendi tarikatının bir koluna intisap edip bir süre ders alıyor, ama iddiaya göre şeyh olma hırsı ve edep dışı davranışları nedeniyle tarikattan uzaklaştırılıyor. Bu defa rotayı Uşşaki Tarikatı’na çeviren Şağban, merkezi İstanbul-Kasımpaşa’daki tarikata girerek Sıddık Naci Eren Hocaefendi’nin sohbetlerine katılmaya başlıyor. Bizzat tanıklık edenlerin verdiği bilgilere göre daha ilk günlerden uygunsuz davranışları ile dikkat çeken Şağban, uyarılara rağmen davranışlarını değiştirmese de “kapına geleni çevirme” düsturuyla tarikattan atılmıyor. Gözünü şeyhlik postuna diken Şağban, ilerleyen zamanlarda kendi dergahını açmak için Eren Hocaefendi’den icazet istiyor. Ancak yeterli olgunluğa erişmediği gerekçesiyle istediği verilmeyince, bu defa Eren’e saygısızlık ediyor ve buradan da kovuluyor.

İCAZET İÇİN ÜLKE ÜLKE DOLAŞTI
Şağban’ın çakma şeyhliği bundan sonra başlıyor. Türkiye’de kendisine icazet verecek şeyh bulamayınca soluğu yurtdışında alıyor. Hindistan taraflarına gidiyor, yine kimseden icazet alamayınca Kuzey Afrika yolunu tutuyor. Burada da istediğini alamıyor ve tekrar Türkiye’ye dönüyor. Bu kez adresi daha önce kovulduğu Uşşaki Tarikatı’nın Çorum’daki kolu oluyor. Burada İbrahim İpek Hoca’nın cemaatine katılıyor. Uşşaki Tarikatı’nın merkezi konumundaki Kasımpaşa’daki Asitane, Çorum’a bir mektup yazarak kovulan Şağban’ın tarikata kabulünün usulen yanlış olduğunu ifade ediyor. Bu süre zarfında İpek Hoca vefat ediyor. İddiaya göre bu durumu fırsata çeviren Şağban, “İpek’ten icazet aldım, bu yol bana kaldı” diyerek şeyhliğini ilan ediyor. İpek Hoca’nın ailesi Kasımpaşa’daki tarikat merkezine gelip icazet verilmediğini ifade etse de durum değişmiyor, o yoluna devam ediyor.

PARA KAYNAĞI KÖRFEZ’DEN
Şağban şeyhliğini garantiye almak için başka kollardan da icazet alma arayışına giriyor. Çakma şeyhin bir sonraki hamlesi Kasımpaşa’daki Uşşaki Asitanesi’ni devre dışı bırakmaya çalışmak oluyor. Asitane’nin 50-100 metre ötesinde bir bina satın alarak kendi dergahını kuruyor. Bu sayede hem mürid devşirmeye çalışıyor, hem de yurtiçi ve yurtdışındaki tüm toplantılarda kendini “Biz Kasımpaşa’daki Uşşakileriz” diye tanıtıyor. Dergahını kurmadan önce küçük bir esnaf olan Şağban’ın tarikatı kısa sürede ilerletmek, binalar satın almak için parayı nereden bulduğu meçhul. Resmi olarak belgelenemese de kaynağın Körfez ülkeleri ve Almanya’dan geldiğini iddia edenler var. Kendi mürşitliğini ilan ettikten sonra tıpkı Fetullah Gülen’i andıran rüyalarla takipçi sayısını artırıyor. İşi “Elimi öpen cennete gider” demeye kadar vardırıp mehdiliğini ilan edenler kervanına o da katılıyor.

UŞŞAKİ VAKFI BAŞKANI MUHAMMED HİKMET ÖNEM: BİZİMLE BAĞI YOK
Ortalığa saçılan ses kayıtlarında tacizi açık açık itiraf eden Eyüp Fatih Şağban, en büyük zararı Uşşaki Tarikatı’na verdi. Tarikatın ana temsilcisi konumundaki Uşşaki Vakfı Başkanı Muhammed Hikmet Önem’e gelişmeleri sorduk. Kendilerinin 500 yıllık bir geleneğin temsilcisi olduğunu ifade eden Önem, kendisine Nurullah adını veren Şağban’la ilgili çok kez açıklama yaptıklarını belirtti. Şağban’ın kendileri ile bir bağı olmadığını belirten Önem, devletin ve milletin bütünlüğünü hedef alan söylemlerine geçmişte de tepki gösterdiklerini aktardı:

VAKIF YILLARDIR REDDEDİYOR
“5 Ekim 2016 yılında bir açıklama yayınladık. Açıklamamızda Şağban’ın devlet büyüklerimizi hedef alan söylemlerini edep dışı bulduğumuzu ve Uşşaki Cemaati olarak bu söylemlerle ilişkimiz olmadığını ifade ettik. Yine 15 Şubat 2018’de benzer bir açıklama yaptık. 13 Mart 2018’de ise Uşşaki İzmir Kolu, Kula Kolu, Balıkesir Kolu, İnegöl Kolu, Uşşaki Vakfı ve Uşşaki Asitanesi tarafından imzalanan ortak bir bildiri ile bu zatın bizlerle ilgisi olmadığını bir kez daha ilan ettik. Açıklamamızda şu ifadeleri kullanmıştık: “Son günlerde bazı şahıslar Uşşakiliği temsil ediyormuş gibi şeriata ve tarikat adabına uymayan bur takım konuşmalarla gündeme gelmiştir. İşgal etmeye çalıştığı makamın ehli-yetkilisi olmayan ‘elimi öpen cennete gider’ vs. gibi şeriata ve tarikata aykırı saçma sapan beyanlarda bulunan bu şahıs, hiçbir şekilde Usşakiliği temsil etmediği gibi söz sahibi de değildir.

BUNLARLA MÜCADELE ŞART
Tüm çabalarına rağmen seslerini duyuramadıklarını anlatan Önem, devletin resmi kurumlarına da yazılar yazarak Fatih Nurullah’ın kendileri ile ilgilerinin olmadığını bildirdiklerini söyledi. Önem, “Fatih Nurullah ‘Elimi öpen cennete gider’ sözlerini sarfettikten sonra Cumhurbaşkanımız’a bile bu zatla alakamız olmadığını yazdık” dedi. Şağban’nın tacizini de lanetleyen Önem, çocuklara uzanan şeref yoksunu ellerle mücadelenin herkesin vazgeçilmez görevi olduğunu vurguladı.

HASSASİYETLERİ KAŞIDI
Şağban, bugünlerde ısrarla AK Parti ile ilişkilendirilmek istense de 15 Temmuz darbe girişiminden birkaç ay önce açıktan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef aldı: “Başkanlık sistemi falan diye de hiç zorlamasın Tayyip Bey. Zaten başkanlık sistemi var şu anda Türkiye’de. Tayyip Bey’in misyonu tamamlanmıştır. Vazifesini yapmıştır. Tayyip Bey bir şekilde desteklemek, onları ilerletmek gibi duygularla hareket ediyor ama burada çok çamlar da devriliyor yani.” Şağban, toplumun sinir uçlarına dokunan açıklamalarda da bulundu. Fetullah Gülen gibi “Devletin kontrol mekanizmalarında var olalım” diyen Şağban, “1. Türkiye Cumhuriyeti son buldu, şu anda. 2. Osmanlı kuruluyor…”, “Hele İslami devlet olsun, en güzel sarığı biz saracağız, en güzel cübbeleri biz giyeceğiz. Ayasofya açıldı. Sarık ve cübbe de… Vakti gelir” gibi provokatif ifadelerle gündeme geldi. Şağban, bugünlere gelinceye kadar daha pek çok tuhaf haberin öznesi oldu.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: