UA-131003470-1
DOLAR 8,0844
EURO 9,7548
ALTIN 460,27
BIST 1.377
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 19°C
Çok Bulutlu
Ankara
19°C
Çok Bulutlu
Çar 17°C
Per 18°C
Cum 23°C
Cts 26°C

Danıştay’dan TSK’da başörtüsü kullanımına ilişkin karar

Spread the love

Danıştay 2. Dairesi, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeline başörtüsü serbestisi getiren düzenlemenin iptali istemiyle açılan davayı reddetti. Halkın Kurtuluşu Partisi Genel Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığınca, 2017’de yapılan ve kadın personelin başörtüsü takmasının önünü açan, Türk Silahlı Kuvvetleri Kıyafet Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin, iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştayda dava açmıştı. Davayla ilgili ilk incelemesini […]

Danıştay’dan TSK’da başörtüsü kullanımına ilişkin karar
08.04.2021
16
A+
A-
Spread the love

Danıştay 2. Dairesi, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeline başörtüsü serbestisi getiren düzenlemenin iptali istemiyle açılan davayı reddetti.

Halkın Kurtuluşu Partisi Genel Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığınca, 2017’de yapılan ve kadın personelin başörtüsü takmasının önünü açan, Türk Silahlı Kuvvetleri Kıyafet Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin, iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştayda dava açmıştı.

Davayla ilgili ilk incelemesini 6 Aralık 2018’de yapan ve yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması istemini reddeden Danıştay 2. Dairesi, başvuruyu esastan da sonuçlandırdı.

Daire, yönetmeliğin iptali istemini, 2’ye karşı 3 üyenin oy çokluğuyla reddetti.

Dairenin gerekçesinde, laikliğin, “devletin niteliğinde hayat bulan, her ferdin istediği inanca, mezhebe sahip olabilmesini, ibadetini yapabilmesini ve dini inançlarından dolayı diğer vatandaşlardan farklı bir muameleye tabi kılınmamasını sağlayan, din ve vicdan hürriyetini teminat altına alan bir kavram” olduğu ifade edildi.

Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin laik olmasının yanında, demokratik olduğunun da belirtildiğine işaret edilen gerekçede, laiklik kavramının, din ve vicdan özgürlüğünden, din ve vicdan özgürlüğünün de demokrasinden bağımsız olarak değerlendirilemeyeceği kaydedildi.

– AİHM kararlarına atıf yapıldı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) bir kararına atıf yapılan gerekçede, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dinsel bir sembolün toplumda nasıl algılandığı konusunun, ulusal makamların takdirinde olduğunu vurgulamıştır. Bu karara göre, başörtüsünün kuvvetli dış sembol veya pasif dış sembol olarak sayılması, toplumların yapısına göre nasıl algılandığına göre değişecek ve bu belirleme ulusal makamların takdirine bırakılacaktır.” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye’de başörtüsünün, tarihi, dini ve kültürel boyutuyla uzun yıllar toplumun büyük bir kısmında kabul görmüş ve gündelik yaşamın bir parçası haline geldiği belirtilen gerekçede, başörtüsü takanla takmayanın uzun yıllar bir arada, hatta aynı aile ortamında sorunsuz yaşadığı, bunun da başörtüsü takan bireylerin, diğer kişiler üzerinde sistematik bir baskı oluşturmadığını gösterdiği kaydedildi.

Gerekçede, AİHM’in İtalya’da okullarda haç işaretinin asılı durmasının laiklik ilkesine aykırı olmadığına, çocuklar üzerinde bir dini etkisinin bulunmadığına, bu sembolün “pasif bir sembol” olduğuna hükmettiği aktarıldı.

-“Başörtüsü pasif bir sembol”

Toplum algısına göre, başörtüsünün “pasif bir sembol” olarak görüldüğüne kuşku bulunmadığı vurgulanan gerekçede, Anayasa’ya göre, temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmaksızın, sadece Anayasa’ya uygun sebeplerle sınırlanabileceği belirtildi. Gerekçede, şunlar kaydedildi:

“Mevzuatımızda, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin başı örtülü olarak çalışmasını açıkça yasaklayan bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Dava konusu düzenlemeyle temel hak ve hürriyetlere sınırlama getirilmemiş, din ve vicdan hürriyeti kapsamında devlete düşen pozitif yükümlülük gereği serbestlik getirilmiştir. Daha evvel kanunilik şartı mevcut olmaksızın getirilen sınırlama, dava konusu düzenleme ile kaldırılmıştır. Gerek iç hukukumuza göre gerekse uluslararası sözleşmeye göre, idareye takdir hakkı bağlamında yapılan düzenlemede, laiklik ilkesi ile temel hak ve hürriyetlerin kullanılması konusunda bir orantısızlık, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”

– Karşı oy gerekçeleri

Çoğunluk görüşüne katılmayan iki üyenin karşı oyunda ise yönetmelik değişikliğinin Resmi Gazete’de yayımlanmadığı belirtildi. Karşı oy gerekçesinde, Milli Savunma Bakanlığınca 15 Şubat 2017’de onaylanan ve Resmi Gazete’de yayımlanmadan yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğinin iptaline karar verilmesi gerektiği ifade edildi.

Content retrieved from: https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/780885.aspx.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: