UA-131003470-2
DOLAR 8,7540
EURO 10,3906
ALTIN 496,61
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 30°C
Gök Gürültülü
Ankara
30°C
Gök Gürültülü
Pts 27°C
Sal 25°C
Çar 27°C
Per 28°C

Dün ecel, bugün amel, yarın emel’dir

26.05.2021
37
A+
A-
Spread the love

Dün ecel, bugün amel, yarın emel’dir

Ölüm düşüncesi dönüştürür insanı, günbegün. Daha iyiye, güzele, merhametliye. Ve zaman tasavvuru tazeler bilincimizi, dün-bugün-yarın dengesinde. Ölüm düşüncesinden arta kalan nedir bu güne?

Geçen zamanı hatıra getirdikçe pişmanlık burcuna yeni yeni kerpiçler döşemek kaçınılmazlaşıyor. Pişmanlık ki, bir ten oyunu, ruhu aldatan. Pişmanlık, geçen zamanın kamburundan sızan bir inilti. Bu güne ulaştırdığı sadece bir nasihat; hüzne bulanmış ve içine kapanık.

Mevsimler tuttu elimizden, yoruldukça. Yıllara adım uyduramadık. Nefes yetiremedik hançeresindeki albenilere. Ayları çağırdık imdada. Mevsimler de yıllanmıştı çünkü. Nasıl katlarınız dedik aklaşan, sararan, kızaran ve savrulan döngüye. Haşinliğe yoktu tahammülümüz. Derken yorgun düşürdü irademizi, hiddet ışıltıları ayların. 

Ömür törpüsüymüş meğer gözyaşı dökmelerimiz, “yıllarım” deyip de…

Bir acı oyunu oynamış da hasret, figüranlık yapmışız, farkında olamadan. Mevsimlerden öyle saltanatlar kurmuşuz ki doğanın ipekten sinesinde, yer yarılmış yere batmışız.

Nedir senin yaşamak dediğin?
Yaşamanın mânasını mı soruyorsun?

Sen seversen en güzel gülen ben olurum. Yeryüzünü güzelleştiren sevgidir…
Sabahattin Ali’de diyor ya;
Düşün;
Birbirini sevmek, birbirine yakın olmak hisleride olmasa yaşamanın manası kalır mı?

Ömür beklemekle geçiyor..!
Güzel günlerin gelmesini, umutların gerçekleşmesini, sevgileri, kavuşmaları, dertlerin sıkıntıların bitmesini beklemekle.
Zaten ömür dediğin ne ki?
Beklemek ve umut etmek değil mi?
Yana yıkıla beklemek, umut ederek yaşamak.

Bazan içimizdeki yaşama sevincini ulaşmak gerekir. Bu sevinç sevgi üretmeli, öyle güzel ve candan olmalı ki bazan birinin umudu, bazan birinin huzuru, bazan da birilerinin mutluluğu olmalıyız. Bunlar olmadan hayat dediğin şeyi yaşamak nedir ki? Kendine zulüm başkasına hüzün olur.
Dünden kalan bir avuç mutluluk birazda hiç ölmeyen çocukluk.

Sahip olduklarınla yetinebilmek, elindekilerin kıymetini bilmek.
Geleceğe dair bolca umut. Senin olanı sev, olmayanı unut. Dün, bugün, yarın, dünya üç günlük yolculuk. Hasan-ı Basri hazretlerine sormuşlar; Dün, bugün, yarın nedir?

Cevap vermiş: “Dün ecel, bugün amel, yarın emeldir.”

Kalıcı olmayan şeye gönül bağlamam. Yarın bir sırdır,
onun için endişelenmem. Dün bir hatıradır, hasretini çekmem. Bugün ise bir hediyedir kıymetini bilirim Şadi Şirazi misali…

Selam ve dua ile…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: