UA-131003470-1
DOLAR 7,4592
EURO 9,0510
ALTIN 440,95
BIST 1.565
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara -2°C
Soğuk
Ankara
-2°C
Soğuk
Çar -2°C
Per 3°C
Cum 6°C
Cts 9°C

GÜVEN

10.01.2021
10
A+
A-
Spread the love

GÜVEN

Günümüzde artık her şeyden, herkesten şüphe eder duruma geldik. Tabi bu duruma gelmemizin  altında yatan nedenleri de unutmamak lazım. Kimse durup dururken şüpheci bir insan olmuyor. Ya eşi tarafından güveni kırılıyor, ya iş arkadaşı, ya ortağı, ya ailesi… Yani illa güvenini yerle yeksan eden birileri var. Sevdiğim bir sözdür; “Güven ruh gibidir, terk ettiği bedene geri dönmez” diye… 

Ne kadar yerinde ve doğru bir söz aslında değil mi? Çünkü bir kere güvenin kırıldığı zaman, ister istemez tekrar insanlara güvenemiyorsun veya güvenmeye çalışma sürecinde ise kronik şüpheci oluyorsun. Tabi bu süreç iki taraf için de zor ilerliyor.  Çünkü; bir tarafta kendini affettirmeye hatasını telafi etmeye çalışan biri, diğer tarafta yine ayni şeyleri yaparsa, bunu neden bana yaptı? Acaba bana doğru mu söylüyor? Soruları içinde kaybolup giden biri… 

Fakat en çok zararı gören güvenini kaybetmiş kişiye oluyor. Sonrasında, yaşadığı olaydan dolayı, güvenini kırana değil, herkese aynı gözle bakmaya başlıyor. Hep acabalar ve kendince sorulan sorular. Böyle yaparak sosyal hayattan da hayatin içinden de kendimizi soyutlamaya, insanlardan kaçmaya başlıyoruz. Güvensizliğe sebep olan kişiler ise çoğunlukla kendi havasında… “Bir insanın hayatını mı mahvettim, bir başkasının  insanlara olan bakış açısını mı değiştirdim?” diye bir düşünceleri asla yok! Hepsi öyle demeyelim ama geneli böyle. Olan kime oldu peki?  Yine sana ve bize oldu! 

Çünkü sen artık herkesi nedenler ile hayatına işine, kısacası hayatına almaya çalışıyorsun. Böyle mi olur, buda mı aynı şeyleri yapar gibi beyninde susmayan sesler ile savaşıyorsun. Bir nebze iç ses oluşturup, kendi kendine konuşmaya başlıyorsun.!  Biz insanlar o kadar bencil varlıklar haline geldik ki, artık bir işimiz düşmeden, çıkarımız olmadan kimsenin halini hatırını sormaz olduk! Yada insanlarin bulunduğu makamları ve mevkileri gözümüzde çok büyüten yalakalık yapan insanlar haline dönüstük. Bunlar da güvenini yitirmiş bir insan için;  “Tekrar neden güveneyim? Buda aynı…” düşüncesinden başka bir şey olmuyor. 

Çevrenizde illa ki böyle insanlar vardır. Ama sen yok canım benim çevremde böyle insanlar diyorsan bir yönden çok şanslısın. Yada çok saf ve iyi niyetlisin. Evet gerçekten dostlarımız da var, yok değil. Fakat bir elin beş parmağını geçmiyor. Gerçi çevremizin kalabalık olması önemli değil, sade ve özlük her zaman iyidir. Adalet yok, güven yok, dostluk yok!.. Ve bu kadar yokların içinde yok olan bizler ve gözlerimizde kaybolan ışıltılar… Yaşamak ve nefes almak için atan kalpler taşıyoruz başka bir şey değil! Birine zaman ayırmak mı? Ne gerek var, ne yaparsak yapalim orada bizi bekleyen insanlar var nasılsa. Bunun verdiği rahatlık yüzünden, hayatımizda ki insanlara önem vermeyen bizler… 

En son ne zaman aradın sevdiğini, sadece sesini duymak için? Evet sadece sesini duymak için… 

En son ne zaman çiçek aldın eşine? Özel bir gün olmadan! Gerçi özel günler de bile lüks olmaya başladı artık çiçek… 

En son ne zaman güzel bir söz duyup okuyup gönderdin sevdiğine? 

En son ne zaman tebessüm oldun durduk yere, küçükte olsa yaptığın bir süprizle mutlu ettin? 

En son ne zaman, ben bu insanı kırdım üzdüm hatalıyım, deyip özür diledin? 

En son ne zaman, bir şarkıyı dinleyip, bu şarki bizi anlatıyor veya sözleri hoşuma gitti müziği ruhuma huzur verdi deyip, sevdiğinle, arkadaşınla paylaştın? 

Aslında biz kendimiz için, bir şey yapmazken başkası bizim  için ne yapar desek daha mı doğru olur? 

Sevgisiz ortamlar, şüpheci yaklaşımlar, bunların arasında kaybolan hayatlar… 

Buradan çıkaracağımız sonuç kısa ve basit… 

Yine biz… 

Yani kendimiz… Kimseden bir şey beklemeden, kendimizi mutlu etmekten başka çaremiz yok! 

Kovun hayatınızı sömüren, sizi bir boşluğa sürükleyen, kendinden başka kimseyi düşünmeyen insanları. Bir merhabasının altında, sadece çıkar gizli olanları… 

İşi düştüğü için sevenleri… Sizi kendi menfaati için  hayatında tutanları kovun gitsin! Boş bir kalabalıktansa, sade bir yalnızlık her zaman iyidir. 

Yapımızda var aslında, ne kadar güven kırıklıkları ve şüpheler içinde yaşasak da, insanlara tekrar  şans vermeye onlara güvenip yola çıkmaya çalışıyoruz. Buda bizim iyi niyetimizden ve tertemiz kalbimizden kaynaklanıyor. 

Bırakın kendini ve insan kandırmayı meslek haline getirmiş , makam-mevkisini kullanıp kendini üstü göstermeyi meslek haline getirmiş, sevginin ne demek olduğunu bilmeyen,  kendinden başka kimseyi sevmemeyi meslek haline getirmiş insanları. Salın gitsinler… Meslek lisanslarını, sizlerden uzakta  yapsınlar. Nasıl olsa onların da yanına kalmayacak! 

İster özel hayatınızda olsun, ister arkadaş ister aile ortamında… Her zaman dışardan değil, çoğu kan bağıninin olduğu insanlar seni sömürür bitirir ve yaralar… Hayatını güvenini yok eden herkesi, kangren olmadan, bütün duygularını kaybetmeden kes at! 

… ve hayat prensibin de şu olsun; yine de, güvenmeye devam et. Ama senin güvenini kırana değil! 

… yine de inadına gülümse hayata ve insanlara. Gülümsemeni çalanlara değil! 

… ve yine de, inadına sev. Sadece seni sen olduğun için seveni, sana zaman ayıranı, seni önemseyeni… Sevmeyeni değil! 

Gerisini mi? Boşver gitsin… 

Şimdi kalk en sevdiğin insanı ara ve deki; 

… sesini duymak için aradım.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: