Hâbiller ve Kâbiller
Hâbiller ve Kâbiller
İnsanlık büyük bir aile. Devir değişir, tarihin sayısal değeri değişir, ama insanlık iyisi ve kötüsüyle hep aynıdır.
Konu farklı olabilir; ama zaaflar hep aynıdır.
Saltanat gibidir roller…
Münafıklar, âsîler, mazlumlar…
Firavunlar, Mûsalar…
Hâbiller ve Kâbiller…
Faustlar-Mefistolar…
Hz. Yusuf ve kardeşleri…
Ebu Cehiller…
Abdullah İbni Selüller…
Habib-i Neccarlar, Havariler…
Sahabiler…
Nuhun gemisinde gibiyiz.
Sığmıyoruz ne gemilere ne dünyaya.
Zerresin cümrün nedir bilmezmisin?
Nefsin kainati yutmuş doymuyor. İnsan oğlu işte sonu hiç görmüyor.
Bizler kadere iman etmiş insanlarız. Allahın verdiği ömür kadar yaşarız. “Habiller” ve karşılarında amansız düşman “Kabiller” hep vardı, dünya var oldukça hep olacak seyli zamanda, evvel âhirde.
Habiller ile Kabiller’in ayrıştığı, Hasbiler ile Hesabiler’in ortaya çıktığı günlermiş bu günler. Vitrini süsleyenler ile canını dişine takıp dava şuuru ile çalışan, vatani ve milleti için ter döken, karşılık beklemeden, çıkar ilişkisi kurmadan, emek harcayan ve mükafat beklemeden mutfakta dava için didinenler.
Rabbimiz büyük.
Şu miletimizin ve Alem-i İslâmın uhuvvet ve tesanüdünü tesis eyleyecek esbabı halkeylesin. Halkeylesin ki rüzgarımız kesilmesin.
Selam ve dua ile…