UA-131003470-2
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara °C
Ankara
°C
°C
°C
°C
°C

Hayali büyük olan kişi taşın altına elini sokandır

05.11.2022
666
A+
A-
Spread the love

Hayali büyük olan kişi taşın altına elini sokandır

Sosyal medyada Nurullah Genç hocamın bir videosunu izledim. Bir kıssa anlatıyordu. Yağmur şiirinde olduğu gibi damla damla yağıyordu yüreklere. Ne kadar naif bir anlatım. Affına sığınarak sizlerle paylaşmak istedim.

Sultan yolun ortasına bir Taş koyuyor büyük bir taş…

Pencereden seyrediyor ne yapacak insanlar diye…

Vezir geliyor taşı görüyor…

Aklına taşı yoldan kaldırmanın sadaka olduğu gelmiyor bile…

Taşın etrafında dolaşıyor ve diyor ki; Sultanımla konuşayım, yolun ortasından taşı kaldırması için bir adam bulalım, bir kadro ihdas edelim…

Vezir gidiyor Asker geliyor..

Askerde taşın etrafında dolaşıyor, aklına gelmiyor taşı kaldırmak…

O da diyor ki; Vezirle konuşayım, yolun ortasına taş koyana ne ceza vereceğiz onu kararlaştıralım…

O cezadan anlıyor tabi..

Elinde kılıcı var, çektimi tamam..

O geliyor, bu geliyor…

Menfaatperest geliyor…

Saray dalkavuğu, saray maskarası…

(Eskiden padişahlar sarayda, özellikle dalkavuk, saray maskarası bulundururlarmış. Sultana dalkavukluk etmeye çalışan olursa, dur o senin işin değil, bizim kadrolu dalkavuğumuz var, sana ihtiyaç yok denirmiş)

Dalkavuk taşın etrafında taklalar atıyor, maskaralıklar yapıyor…

Böyledir, menfaatperestler, iki yüzlüler..

Sürekli sorunların etrafında dolaşır taklalar atarlar. Düzeltmezler ancak… Düzelmesi içinde çabalamazlar.
Hatta sorunları çoğaltanıda överler…

O da yolun kenarında oturup sultana hoş görünmek için şiir yazayım deyip gidiyor…

Sonra bizimki geliyor,
Oradan geçen köylü…
Önce taşı görüyor ve diyor ki; yoldan taşı kaldırmak sadakadır.
Kaldırayım yolun ortasından da, kimsenin ayağına arabasına hayvanına takılmasın…

Elindeki eşya sepetini, küfeyi yere koyuyor ve “ya Allah Bismillâh”deyip sarılarak, sağa sola sağa sola derken taşı kaldırıp bir kenara koyuyor…

Sonra bir bakıyor ki; taşın altında bir kese Altın…

Kesenin içinde bir not..:

Sultan şöyle yazmış;

Bu kesedeki altınlar,
“Elini taşın altına sokmayı becerebilenler içindir”

Kıymetli dostlar, gözün gördüğü yerde taş çok, madden ve manen…

Hayali büyük ve ulvi olan kişi taşın altına elini sokandır…

Selam ve dua ile…

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.