Her Hıyarım Var Diyene Tuzlukla Koşmamak Gerek
Her Hıyarım Var Diyene Tuzlukla Koşmamak Gerek
Allah polislerimizin eksikliğini göstermesin. Can güvenliğimiz için canını veren kahramanlardan söz ediyoruz. Fakat gerçeği de konuşmamız lazım.
Milletvekili Zeynep Gül Yılmaz aynı yerde dört defa çevirmeye maruz kalıyor. Her seferinde plakasına, kayıtlı olmasına rağmen sanki kayıtlı değilmiş gibi “kayıtlı değil” diyerek muamele yapılıyor. Hiçbir suç yokken, Milletvekili kimliğini göstermesine rağmen bekletiliyor.
Servis edilen video dikkatlice incelendiğinde planlı çekiliyor gibi geliyor. Kadıncağız bunu ilk kez yaşamadığını söylüyor. Tavrı elbette nahoş ama öfkesi polise değil sanki. İnsan Devlet içinde bazı güçlerden tedirgin olunca paranoyak olmamak çok zor.
Servis edilmiş videodaki son çevirme Kurban Bayramında oluyor ama video aylar sonra muhalefet partisi milletvekili eliyle servis ediliyor.
Valiliğin açıklamasında dikkat çekilen yarım saat bekletme olayı, usul ve hukuk açısından kabul edilemez.
Tabiki Milletvekilleri de polis çevirmesine katılabilirler. Kimlikleri tespit edildiğinde yola devam eder. Milletvekilleri bekletilmezler. Bir suç varsa polis tutanak tutar ve üst amirleri vasıtasıyla Adalet Bakanlığına bildirilir.
Polisin milletvekiline yargı dağıtması kolluk kuvvetiyle milli irade arasında çatışma görüntüsü ortaya çıkarır. Polis yargı dağıtmaz. Polis video servis etmez. Bu ortaya çıkan görüntü devlete zarar verir.
Polis tarafından bir muhalefet partisi mensubuna ulaştırılması, vekilin de sosyal medya da servis etmesi neticesinde “polisine sahip çık” gündem oldu. Tamam tabiki sahip çıkacağız. Ancak niye genelleme yapıyoruz, niye, polis bizim de milletvekili bizim değil mi?
Gazi TBMM mensubu olmak önemsiz mi?
Polis kendi sözlerini saklamış, Milletvekilinin tepkisini kayda alıp yayınlamış. Bu bile ahlaksızlık. Milletvekili olduğunu öğrendikten sonra yarım saat bekletiyor. Niye?
Valiliğin açıklaması gösteriyor ki; provokasyon ihtimali var. Polis detaylı incelenmeli.
Biri Milletimizin seçtiği bizim vekilimiz, diğeri devletin polisi, hukuka uymak zorunda. Vekil hakkını savunuyor. Polis o hakkı ısrarla gasp ediyor.
Türkiye hukuk mu yoksa polis devleti mi? Bu ülkede kanun mu, keyfi uygulama mı geçerli?
Devlet millete tuzak kurmaz. Devlet millete saygı duyar. Milletin işini kolaylaştırır. Birilerine video çekip vermez. Benim bildiğim devlet budur.
Ortada en başından beri bir tuzak vardı ya da sonradan bir tuzağa dönüştürüldü. Vekil, ” şerefsiz ” diyerek bu tuzağa düştü, sosyal medyadaki “rüzgar güllerini” de bu hakaret üzerinden düşürdü. Geçmiş olsun, nurtopu gibi bir (-) puanımız daha oldu.
Polisi, askeri şehit eden, PKK partisiyle ittifak kuran, polislere hakaret eden milletvekillerine övgüler dizen, polise katil diyen il başkanlarına, madalya takan devşirmelerin polis sevgisi gözlerimi yaşarttı.
Dertleri ne polis, ne asker ne de ülke. Tek dertleri Erdoğan bir şekil de gitsin de nasıl giderse gitsin.
Merhum Erbakan Hocamızın dediği gibi, “Hadi oradan…”
Selam ve dua ile…