Herkes oturacağı minderin kalınlığını kendisi belirlermiş!
Herkes oturacağı minderin kalınlığını kendisi belirlermiş!
Eskiden şaşırdığım daha çok şey vardı. Mesela insanların bazı davranışları üzerdi beni. Şimdi de tabiki üzüyor. Ancak ” herkes meşrebine göre hareket ediyor, kendine yakışanı yapıyor ” deyip geçiyorum.
Çünkü böyle soytarılar her zaman şeytanın düdüğünü çalarlar. Bugün meşrebine göre hareket ederek gündem olmak isteyen bu soytarılar şeytanın maşalarıdır. Onları tanırım ama gündemin onlara rehin olmasına da izin vermem.
“İt ürür, Kervan yürür.” Ar, namus, haya, edep nedir bilmeyenler her zaman oldu ve olacak. Kötüler var diye iyiliğin azalmayacağını da biliyorum.
O yüzden benim hayat felsefemde yoktur kötüyle kötü olmak, kötülüğe kötülükle karşılık vermek. Kötülerin ayarına düşmek çok kolay ama kendim kalabilmek muazzam bir olay.
Büyüklerimizin bir sözün de, dediği gibi;
“Kalite asla tesâdüf değildir.”
Eninde sonunda, eleye eleye, tecrübeyle herkes yaşıtını, dengini buluyor, kendine yakışanı yapıyor bu hiç değişmiyor..
İnsanlıktan, vicdandan, saygı ve nezaket dilinden yoksun insanlar kapasitesi kadar algılar, kendine yakışanı yapar, kendine yakışanı konuşur. Çünkü kalitesizlik de tesadüf değildir.
Günümüzdeki bu kalitesizlik hâli bir nev’i kalite yetimliğidir. Bireysel, kurumsal ve toplumsal kaliteyi yakalamak sürekli samimiyet, yeterli din ve ahlak kurallarına uymak ile oluşur.
Sahteler silinip gider hayatımızdan. Akrep ruhlu olan sokar, yılan ruhlu olan sinsilik yapar, kimi de iyilik maskesini çıkarır gerçek yüzü gözükür. Ama vefalı dostlar ise her zaman yüreğimizin baş köşesindedir.
Selam ve dua ile…