UA-131003470-2
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara °C
Ankara
°C
°C
°C
°C
°C

Kâinâtı ibret nazarıyla seyre çıkan gözler, hayretle geri dönerler

02.03.2022
690
A+
A-
Spread the love

Kâinâtı ibret nazarıyla seyre çıkan gözler, hayretle geri dönerler

Cenâb-ı Hakk’ın râzı olacağı istikâmette bir kulluk hayatı için evvelâ; ilmimizle âmil olmamız, asırlar ve nesillerin ilahi göç kafileleri olduğu şuuruyla, daimi bir yolcu gibi inandığımız değerleri hayatımıza tatbik etmemiz elzemdir.

Ömrümüzü bu fani dünyada yerli edasıyla oturmayarak, bir misafir gibi dünya gurbetindeki takdir edilen şekilde tamamlamalıyız.

Zira Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’ın ifadesiyle; “İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.”

Büyük mütefekkir, diriliş şairi, merhum üstad Sezai Karakoç diyor ya;

“…Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde
Bir kış güneşliğinde
Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir
Tabiatı aşan bir bildiriştir…”

Her sabah uyandığımızda güne şu tefekkür ile başlamalıyız. Osman Nuri Topbaş hoca efendinin söylediği gibi; “Cenâbı Hak bana ömür takviminden bir sayfa daha açtı. Dün dünyada olup bugün hayatta olmayan pek çok insan var. Yarına çıkıp çıkamayacağım meçhul. Dün Kirâmen Kâtibîn benim için neler yazıp âhiret dosyama havâle etti, kim bilir bugün neler yazacak?”

Ne güzel bir duâdır; “Rabbim; hiçbir gönlün, kırılma sebebi eyleme beni…”

Yüce Yaradan Kur’an’ı Kerim’de Kâf suresi 18. ayette; “Ağızdan çıkan söz muallakta (boşlukta) kalmaz, ya sağ tarafa yazılır ya da sol tarafa!
“İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” buyurmaktadır.

“Kulağımda Hamele-i Arş ve Mukarrabûn’un
dilindeki ilâhi beste,
Kiramen Kâtibin yazıyor kaderde ne varsa
geçiyorken ömrüm âheste…” (Şener İşleyen)

Görebilen bir kalp için kâinat, bir hârikalar sergisidir. Zira bütün güzellikler, Cenâb-ı Hakk’ın cemâlinin güzelliğinden sızan bir akistir. Onun için, şu kâinâtı ibret nazarıyla seyre çıkan gözler ve gönüller, dâimâ hayret nazarıyla geri dönerler.

Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur:

“Resûlüm de ki: Yeryüzünde dolaşın da Allâh‘ın (Kâinâtı) ilk olarak nasıl yarattığına ve sonra ikinci dirilişi nasıl tekrar ettiğine ibret nazarıyla bir bakın Şüphesiz Allâh, her şeye kâdirdir. Buyurmuştur.”(Ankebût, 29/20)

Kâinatta sergilenen ilâhî sanat eserlerini ibretle temâşâ eden Ziyâ Paşa da hissiyâtını şu şekilde şiire dökmüştür:

“Sübhâne men tehayyera fî sun‘ihi’l-ukûl Sübhâne men bi-kudratihî ya‘cizu’l-fuhûl”

“Sanatı karşısında akılların hayrete düştüğü, Allah Teâlâ’yı tesbîh ederim.”

Diğer bir beytinde de:

“İdrâk-i meâlî bu küçük akla gerekmez, Zîrâ bu terâzî bu kadar sıkleti çekmez” diyerek ilâhî kudretin azameti karşısında beşerin âcizliğini dile getirmiştir.

İnsan kâşiftir. Görünmeyeni arar, duyulmayanı sezer. Hilkat bu. Ruh baskındır insanda. Maddeden ötesini aramaya sevdalıdır. Hüzünde de şetarette de yüzeyde kalmaz. Derinlerde ilâhî kudretin tezahürünü keşfe çıkar. Çünkü bilir ki anlam maddeden hacimlidir.

Sözün özü, insan önce kendini, sonra kainatı, sonra da rabbini bilmeli ve tanımalıdır.

Ben neyim?

Niye varım?

Amacım ne?

Nereye gidiyorum ? sorularına cevap bulduğunda hakikate dair ilk adımı atmış olur.

Selam ve dua ile…

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.