UA-131003470-1
DOLAR 7,3669
EURO 8,9236
ALTIN 409,62
BIST 1.551
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 12°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
12°C
Parçalı Bulutlu
Per 10°C
Cum 16°C
Cts 15°C
Paz 11°C

KASA – MASA – NİSA

30.01.2021
20
A+
A-
Spread the love

KASA – MASA – NİSA

İnsanoğlu tabiatı gereği doyumsuz bir yapıya sahiptir. Yeri geldiği zaman kendi menfaatleri için her şeyi gözü kapalı yapabiliyor. 
Siyaset olarak baktığımızda bu konuya aslında o da pek farklı değil.
Siyasi partileri bitiren üç neden:
“KASA – MASA – NİSA”
Kasa: Para sevdası
Masa: Koltuk sevdası
Nisa: Kadın sevdası
Şimdi şöyle oturup enine boyuna düşündüğünüzde, gerçekten de öyle değil mi?
Çünkü artık günümüzdeki çoğu siyasetçi bu üç felsefeyi kullanıyor!
Sıralamaya baktığımızda;
Kasa, Masa, Nisa.
Ya da;
Masa, Kasa, Nisa…

KASA; para sevdası! 
İlk basamak, güçlü bir partinin içinde olup sonrasında kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmeye devam ediyorlar. Buradan (Masadan) aldığı güçle KASA dolmaya başlıyor. Nedense bu kasa hiç dolmuyor. Doldukça kasa büyüyor. 
Kasayı büyütmenin bir kaç yolunu şöyle sıralamak yanlış olmaz:
Genel Başkan yardımcıları başkasının adına şirket açar. Piyon şirket sahibini kendi  belediyelerine gönderip işler bağlarlar. Genel merkez ve genel başkan yardımcısının referansı ile gelen şirket sahibine iş vermemek mümkün mü?
Masa… Tabi bu zihniyetteki şahıslar birde kendileri afili bir koltuk kaptıysa değmeyin keyfine.!
Çünkü masa yani koltuk ne kadar yükselirse doyumsuzluk zirve halini alıyor. O saatten sonra dava aşkı, vatan millet sevgisi hak getire. 
Resmen kendi adına çalışmalar başlıyor artık. Nasıl olsa hesap soran yok. 
Nasıl olsa kimse kimsenin açığını ortaya atacak halde değil!
Çünkü her birinin koltukta  kaldığı süre içinde çevirdiği entrikalar var.!
Hatta bu genel merkezler içinde bile geçerli.
Dışarıdan bakıyorsun dava adamı, halk insanı ama içerisi dalga dümen. Hiç ummadığın yerlerden bağlantıları çıkıyor.
Kimi genel başkan yardımcısının tanıtım medya, kiminin araştırma, kiminin organizasyon, kiminin asansör, kiminin slt yapı firması var. Var oğlu var. Bu şirketler, firmalar kendi üzerlerine değil. Ama hakkını veriyorlar. Herkes bildiğini sandığı işi yapıyor. Temsilen bir partinin genel merkezinde tanıtım medya başında, ortasında ya da içinde ise kalkıp inşaat firması, altyapı firması açmıyor. Doğal olarak ne açacak, TANITIM MEDYA AJANSI açacak. Ya da yerel yönetimde ise elbette ARAŞTIRMA firması açacak…. Bazıları da ortaya karışık oluyor. Açıyor (pardon açtırıyor) bir firma her işi yaparız cinsindenler. 
Burada en çok ezilen belediye başkanları oluyor. Genel Merkezlerden geliniyorsa… 
Gerçi adamlar dünyalıklarını yapıyorlar yahu…
Nasıl olsa ahiretlik  garanti ya, onlar da bu dünya üstündeki saltanatlarını hazırlıyorlar. Alttan alttan.
Bazısı artık alenen yapmaktan bile çekinmiyor. Nasıl olsa kimsenin “DEVE SENİN BOYNUN EĞRİ” deme şansı yok.
Şirketler kuruluyor başkaları adına işler oraya paslanıyor. Desteklerini farklı şekilden veriyorlar. Kimisi diyor şuranın şirketiyiz veya o şahısların ismi ile gidiyorlar ki ne mümkün iş almamaları.
Tabi adamlar da haklı, belki bir daha o koltuğa gelme şansları olmayacak. 
Düz bir vekillik ile ne kadar ne yapılabilir, nereye kadar uzanılabilir?
Büyük düşün büyük kazan felsefesi!

MASA sağlam, KASA dolu, eksik olan ne var…?
En önemlisi
NİSA; Kadın sevdasıi!
Zaten artık tek eşlilik yok ülkemizde. Ankara’da çoğu kişinin imam nikahlı eşleri veya sevgilileri var.
Dinimizde de var kulpu hazır. 
Dinin her vecibesini yerine getiriyor şimdi bu eksik mi kalsın?
Makam yükseldikçe Nisa sevdaları daha da çok artıyor. 
Ama bu insanlar lafta oturduğu zaman mangalda kül bırakmayan Birileri yanlarında iken ezan okunduğunda abdestini alıp seccade üstünden kalkmayan kişiler olması da ayrı bir durum. Tek başına ise ezanı duymaz bile…
Bunları gizli kapaklı yaptığınızı düşünürler. Ortaya çıktığında yalanları, senaryoları hazır! 
Halkın gözünden kaçmıyor.!

Ekonomik olarak zor bir dönemden geçiyoruz.
Sürekli bir savaş halindeyiz!
Bir de üstüne böyle şeyler görülüp duyulunca ondan sonra oy bekle veya oy iste!
Seçim sonrası da biz neden oy kaybettik de!
Bu bütün partiler için geçerli! Yani tek şu partide bu partide var demek mümkün değil! Ama iktidarın nimetlerinden faydalanmak ayrı…
Tabii iktidar partisi gündem de olduğu için, büyük kasa ve masa orada olduğu için ve son zamanlarda  kaybedilen yerleri de düşününce söylediklerimde haklı olduğumu siz de anlayacaksınız!
Yani bir dönem sonra ne yazık ki kimse için dava aşkı, hizmet vatan millet sevgisi kalmıyor!
Kimi kime şikayet edeceksin o da belli değil!
Diyorum ya kimse sütten çıkmış AK Kaşık değil!
Bence neden oy kaybediyoruz, nerede hata yapıyoruz diyoruz ya! 
Biraz kendimize de iğne batırmaya çalışalım!
Mesela şimdi bunu okuyan kişi sen bile bulunduğun yerdeki makam sahiplerini daha sonra büyük makam sahiplerini gözünün önüne getirmedin mi?
Sosyal medyada bile olsa bazı şeylere denk gelmişsinizdir!
Hiç gelmesen bile Nisa konusuna denk gelmişsindir!
İnsanı bitiren çok özellik olduğu, gibi siyasi camia içinde bitirme ve oy kaybettiren üç nedeni kısaca kaleme dökmek istedim…
MASA sağlam, KASA dolu ise ya NİSA…
 
HIRSI BIRAK,
Kendini boş yere harcama!
Şu toprak altında 
ÇIRAK DA BİR, USTA DA….

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: