Masallarını yiteren roplumlar başka toplumlara masal olur!
Masallarını yiteren roplumlar başka toplumlara masal olur!
Masal deyip geçmeyin.
Masal medeniyettir, masal kültürdür, masal ülküdür masal kızıl elmaya giden yoldur.
Masallar, bir toplumun zamanı aşan rüyaları ve iddialarıdır.
Masallarını yiteren roplumlar başka toplumlara masal olur.
Dolayısıyla kimin masallarıyla uyutulup büyütülüyorsan oraya doğru yol alırsın. Masalsız toplumlar rüya göremez. Masallara meze olur ve yutulur.
“Şehrâzât’ın yaşaması için masalların devam etmesi gerekiyor” diyor Kürşat Demirci hoca. Nefes almak, vermeyi mecbur bırakıyor bize kendisini. Belki bu yönüyle masalların sesini duymak ve anlamak, onları yaşatmak zorunluluğunu beraberinde taşıyor.
Bir toplumda dil kalpazanları çoğaldıkça masalların safiyeti iyilik ve doğruluk timsali bir ağız bulamadığı için dile gelmez oluyor. En son ne zaman bir çocuğa masal anlattınız, hatırlayın bakalım.
Dikkatinizi çekiyor mu bilemiyorum; bizim toplumda büyüklere masal anlatırlar; çocuklar masalsız büyür.
Maalesef önemli kelime ve kavramların itibarını yanlış cümleler kurarak düşürüyoruz.
“Bana masal anlatma”, “edebiyat yapma”, “geç bu hikayeleri”, “bunların hepsi tiyatro” gibi ifadeler gerçek anlamın önüne geçiyor.
Masallar bir ulusun kolektif bilinçaltı yansıtan temsilî anlatıladır. Toplumda kendilik bilinci bu anlatılar sayesinde oluşur.
Velhasıl;
Masallar; hayâlin ötesi, hayâtın kendisi.
Bir varmış, bir yokmuş gibi…
Selam ve dua ile…