FLAŞ HABER

Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Sanalgazete.net

Sağlıklı Beslenmede Yeni Akım: Sezgisel Yemek Nedir?

Spread the love

Gittikçe hızlanan günlük yaşam, anı yaşamaya odaklandıkça anda kalmakta zorlanan bireylerin bozulan yeme alışkanlıkları ile ilgili dünya yepyeni bir akımı tartışıyor; sezgisel yemek… Uzman Diyetisyen Seba Sarıtepe, bu yeni akımı anlattı.

Sağlıklı Beslenmede Yeni Akım: Sezgisel Yemek Nedir?
Spread the love

Gelişen yeni dünya düzeni ve hızla büyüyen günlük hayatın yoğun koşturmacası içerisinde ne yediğinin farkında olmadan hızla tüketen bireyler, sadece doymak adına yapılan hızlı atıştırmalıklar ile artan günlük yiyecek tüketimi ,yeni ve sağlıksız bir toplumun temellerini atıyor. Çoğu zaman günlük öğünü sadece yemek yemiş olmak için bilinçsizce ve hızlıca tüketen ve gittikçe otomatikleşen yeme alışkanlıklarımız, yeni problemleri gün yüzüne çıkarıyor.

Hızla, farkında olmadan ve otomatik şekilde yaptığımız bu anlık davranışlarla yediğimiz yemeği ve porsiyonu ; zihinsel akışımız başka noktalardayken, yemeğe fokuslanmadan, başka şeyler düşünerek hızlı bir şekilde tüketiyoruz. Tüm bu eşleşmiş davranışların sonucunda ise herkesin ortak problem olan ‘fazla kilolar’ meydana çıkıyor.

Sezgisel yemek nedir?

Tüm dünyada trend olan ‘sezgisel yemek’ akımıyla fazla kiloların ve bilinçsiz tüketimin önüne geçmek artık mümkün. Sezgisel yemek ile her birey birer ‘sezgisel yiyici’ye dönüşüyor. Aslında her birey bebeklik döneminde birer sezgisel yiyici olarak yiyecek tüketimini sağlıyor. Bebeklerin acıktıklarında ağlaması ya da yemekleri fazla yememesi gibi özellikleri de sezgisel olarak hareket ettiğini gösteriyor. Zamanla kalıplara sığdırılan bu durum bozuluyor.

Örneğin; “Öğlen yemeği saat on iki ile bir arasında yeniliyor” kalıbına kendimizi sokarak, acıkmasak bile yemek yiyebiliyoruz, o kalıba uyum sağlayarak ona göre hareket ediyoruz. Oysa ki sezgisel dürtülerimizi kullanarak, acıktığımız zaman yemek yemeyi tekrar öğrenmeliyiz. Bozduğumuz sezgiler yüzünden kişi yemek yediğinde, doyduğunu ya da acıktığını da anlamıyor. Kişinin kendisini dinlemesi gerekiyor. Yemeği yerken o ana beynimizi odaklamalıyız. Yediğimiz yemeğin farkına vararak kokusunu, dokusunu anlayarak tüketmemiz gerekiyor. Sezgisel beslenmede tam bu noktada devreye giriyor.

Sezgisel beslenmeyi öğreten ‘üzüm egzersizi’ 

Tüm dünyada yeni bir akım haline gelen sezgisel beslenme, bireylerin yiyecekleri farkında vararak tüketmesini sağlıyor. Bu sayede kilo kontrolünü de eline alan bireyler, birer sezgisel yiyiciye dönüşüyor. Sezgisel beslenmeyi öğreten bir ‘üzüm egzersizi’ bulunuyor.  Sezgisel beslenmeyi sağlayan ‘üzüm egzersizi’ aynı zamanda anda kalmayı ve bunu fark ettirmeyi de sağlayan bir egzersiz. Bu egzersiz basit adımlarla yapılıyor.

Öncelikle kişi konunun uzmanıyla birlikte bir üzümü ağzında uzun dakikalarca tutup yedikten sonra, aynı şekilde başka bir üzümü çok hızlı şekilde yiyor. Bu egzersiz birçok kez tekrarlanıyor. Yavaş şekilde yenildiğinde kişi farkına vararak; “Aradaki fark nedir, görüntüsü nedir, üzerindeki dokusu nasıl, rengi nasıl?” diyerek sorgulamaya başlayıp, üzümü inceleyerek tüketiyor.

Buradaki amaç ise meditasyon prensibindeki gibi, bir yiyeceğin farkına vararak tüketilmesinin ve bilinçli beslenmenin sağlanmasıdır. Özellikle yoğun iş hayatındaki kişiler, hızlı yemek yeme alışkanlığını bu egzersizler ile değiştirebilir. Üzüm egzersizi ile kişiye verilmek istenen farkındalık mesajı, davranışlarımızı alışkanlık haline getirmemizi sağlıyor. Bu egzersiz ne kadar çok yapılırsa, kişinin davranış alışkanlıklarında o kadar fark yaratıyor. 

Çok diyet yapanların sezgileri zayıf

Sezgisel beslenme, hayatını diyet ve kalori hesabı yaparak geçirenler için de oldukça önemli. Çok fazla diyet yapmış ve çok fazla kilo alıp veren kişilerde sezgisel beslenme çok zayıftır. Kilo problemi olan ve diyet yapan kişiler yedikleri yemeklerde genellikle kalori hesabı yaparak hareket ediyor. Kendi zihinlerinde fazla kalorili yemek yiyenlerin iç seslerinde ki ‘besin polisi’ harekete geçiyor. Kişi kendisini suçlamaya başlıyor. Sezgisel beslenmede ise koşulsuzca yemek yemeye izin veriliyor. Yasaklar genel olarak insanları yemek yemeye yönlendiriyor. Buradaki amaç ise kişinin yemeğin tadına varması, hissetmesi ve yediği miktarın kendisine yetip yetmeyeceğinin farkına varmasını sağlayarak her insanın sezgisel beslenerek birer sezgisel yiyici olmasıdır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ