Üslup zihnin fizyonomisidir!
Üslup zihnin fizyonomisidir!
Siyasette kullanılan üslup ve dil kişisel kalitenin yansımasıdır. Siyaset siyasetçi için diyenler ile siyaset millet için diyenler üslup ve dil noktasında derin ayrılıklar gösterirler.
Siyasette tartışma düzeyini yükseltmek, konuşma üslubuna dikkat etmekle olur. Saygılı bir üslup açıkladığınız düşünce ve öneriler, yaptığınız eleştiriler kadar önemlidir.
“Yanlış üslûp doğru sözün katilidir” ifadesinin gerçekliğine en yakından şahit olduğumuz günler…
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ne güzel söylemiş; “Siyasette üslup birbirinizin yüzüne bakmaya engel olmamalı. Elinizi uzatıp tokalaşacak kadar arada nezaket bırakılmalı.”
Bir siyasetçi diğer bir siyasetçi ile alakalı bir söz söylüyor kendisine söz söylenen siyasetçi de lise önü kavgasına çağırır gibi teke tek düelloya çağırıyor.
Kamera şakası gibi.
Burası Teksas mı ?
Koca siyasilerin böyle yaptığı ortamda, sokaktaki millet ne yapsın?
Belli ki seçim yaklaştıkça kaos çıkarılma çabası gitgide artırılacak. Şimdi sağduyuya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
İnsanları üslubundan tanıyorum. Bu bir meziyet değil elbette. Hakikaten bir kimsenin üslubu, onun kalbini de ayan ediyor. Üslubu temizse, kendi de temizdir; zarifse, kendi de zariftir. İncitmiyorsa kelimeleri, kalbindeki hisleri de yumuşacık ve narindir.
Bazen bir kalp o kadar derinden kırılır ki, kopan parçası öte aleme kadar uzanıp gider. Varır hakkın divanına, “Ya Rab, şikayetim var” der. Ondandır ki bu dünyada kalp kırmayacaksın.
Çünkü sen dünyayla haşir neşir olurken, kırdığın o kalp çoktan Allah’a ulaşmıştır…
Selam ve dua ile…