UA-131003470-1
DOLAR 7,9172
EURO 9,2728
ALTIN 486,00
BIST 1.193
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 19°C
Sağanak Yağışlı
Ankara
19°C
Sağanak Yağışlı
Sal 19°C
Çar 18°C
Per 22°C
Cum 24°C

Sibel Eraslan’dan Kırmızı Oda dizisine ve Gülseren Budayıcıoğlu’na eleştiri

Sibel Eraslan’dan Kırmızı Oda dizisine ve Gülseren Budayıcıoğlu’na eleştiri
REKLAM ALANI
04.10.2020
144
A+
A-
Spread the love

Star yazarı Sibel Eraslan, TV 8’de ekranlara gelen Kırmızı Oda dizisindeki bir karaktere ve Psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu’nun danışanlarının hikayesini senaryolaştırmasına tepki gösterdi.

 

Star gazetesi yazarı Sibel Eraslan, TV 8’de ekranlara gelen Kırmızı Oda dizisine yönelik eleştirilerini bugünkü köşesinde de sürdürdü. Eraslan, “Güvenecek dal mı kaldı?” başlıklı yazısında, yayınlanmasının ardından çok ilgi çeken ve uzun süre konuşulan Meliha karakterinin hikayesini ele aldı.

Eraslan, üvey oğluna aşık olan bir karakterin gerçekte olabileceğini ve doktoruyla bunu paylaştığında doktorun da ona yardımcı olmak için çözüm arayabileceğini fakat çokça izlenen bir dizide yer almasının toplumda tahribata yol açacağını söyledi:

TOPLUMU TAHRİP EDER

Üvey oğluna aşık bir annenin hikayesi bir hekim için kendisine danışmaya gelmiş bir hastanın hikayesi olabilir ve o hekim, bu olayla ilgili çözümlemeyi yaparken profesyonel mesafesini muhakkak kuracaktır. Ama toplum için şok mahiyetindeki bu hikaye, çok izlenen bir televizyon dizisi aracılığıyla anlatılınca büyük tahribatlara yol açar…

ŞUYUU, VUKUUNDAN BETER

Mecelle’de bahsedilen ‘’şuyuu, vukuundan beter’’dir ilkesi geliyor akıllara, duyulması, yaygınlaşması, işlenen suçtan daha da tehlikeli durumlar için kullanılır. Dizide anlatılan mevzu tam da bu cinsten…

MELİHA TOPLUMUN HER KATMANINDA RASTLANABİLECEK BİR KARAKTER

Oysa bundan en büyük darbeyi ise yine kadınlar ve çocuklar alır. Zira dizide sürekli namaz kılan, mevlit okuyan bir kadının yaşadığı bir çıkmazdır bu, yani toplumun her katmanında rastlayabileceğimiz, güvenebileceğimiz, komşumuz, akrabamız olabilecek bir kadındır bunu yaşayan…

GÜLSEREN BUDAYICIOĞLU’NA ELEŞTİRİ

Psikiyatristlere yönelmesi gerektiği halde çekinceler taşıyan insanlar için de ibretlik bir iş! Bugün psikiyatri hekimine gidersen ve derdini anlatırsan, yarın bir dizi filmin konusu olabilirsin… Feci bir güvensizlik abidesi diker böylesi diziler şehir meydanlarına, toplumsal vicdanı örseler, insanın insana olan güven ihtiyacını dinamitler…

Tıp etiği, mahremiyeti sonuna kadar korur… Peki bazı hekimler niçin korumaz? Kendilerine güvenerek kalplerini açan, ruh perdelerini aralayan danışanlarına niçin reyting getirici parlak bir av olarak bakarlar? Parlak bir av… Ne acı!

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: