UA-131003470-2
DOLAR 15,8352
EURO 16,7394
ALTIN 928,20
BIST 2.394,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Açık
Ankara
25°C
Açık
Çar 12°C
Per 18°C
Cum 22°C
Cts 25°C

Bildirince bildiren, yüreği olan görür elbet

03.06.2021
121
A+
A-
Spread the love

Bildirince bildiren, yüreği olan görür elbet

Zamanın birinde, meczubun biri namaz kılmak için camiye girer. Oturmadan önce meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer. Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla camiden çıkar gider.

Az sonra sırtında bağlanmış odunlarla tekrar gelir camiye ve tam namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar. Sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını. Tabii bu durumdan cemaat bir hayli rahatsız olmuştur.

Nihayet namaz bitmiş bitmesine de her kafadan bir ses çıkar. Herkes meczuba söylenmeye başlamıştır. İmam meczubun yanına varır ve der ki;

“Oğlum böyle namaz mı olur, sırtında odunlarla, sen ne yaptın? Hem kendini hem de çevreni rahatsız ettin bak, bir daha namaz kılmaya yüksüz gel olur mu?”

Bunu duyan meczub melül-mahzun, ama manalı bir bakışla sorar:
Âdetiniz böyle değil mi?
Ne âdeti? der hoca.

Cemaat da toplanmış, merak ve şaşkınlıkla olayı izlemektedir.
Meczub;
“Hocam ben namaz kılmak için girdim camiye, şöyle kendime uygun bir yer ararken içeridekilere baktım, gördüm ki herkesin sırtında bir şeyler var. Zannettim ki adet böyledir, ben de odunları yüklendim geldim işte, neden kızıyorsun? Kızacaksan herkese kız, tek bana değil” der.
Hoca şaşırır: Benim sırtımda da mı vardı? der.
Evet der meczub, hepinizin sırtı yüklü idi.
Cemaatte ise hafiften; “deli işte” manasına, bıyık altından gülüşmeler başlamıştır.

Meczub tek tek cemaati işaret ederek, saf bir çocukça, “Bak bunun sırtında mavi gözlü bir çocuk, bunda kocaman bir elma ağacı vardı. Bunda kırık bir kapı, bunda bir tencere yemek, bunda kızarmış tavuk, şunun sırtında yeşil gözlü esmer bir hatun, bununkinde de yaşlı annesi vardı!..”

Sonra iki elini yanlarına salar başını sallar ve umutsuzca; “ Boş yok, boş yok hiç!..diye tekrarlar.

O böyle söyleyince, herkes dehşet içinde şaşkınlıkla birbirinin yüzüne bakar.

Aynen doğrudur dedikleri çünkü;
Kimi doğacak çocuğunu düşünüyordur namazda,
kimi bahçesindeki meyve ağaçlarını, biri onaracağı kapıyı, diğeri lokantasında pişireceği yemeği.
Biri açtır aklında yiyeceği tavuk, birinin sırtında sevdiği kadın, diğerinde de bakıma muhtaç annesi vardır.

“Peki söyle bakalım bende ne vardı?” der, bu kez endişeyle Hoca.

Meczub der ki:
“Zaten en çok da sana şaştım hoca! Sırtında kocaman bir inek vardı!
Meğerse hocanın ineği hastaymış, “öldü mü ölecek mi? diye düşünürmüş namazda.

İçini görmediğin evin boyasını bilemezsin, düzenini bilemezsin.

Ne diyor İbrahim Hakkı; “Harabat ehlini hor görme zakir, defineye mâlik viraneler vardır.”

Bildirince bildiren, yüreği olan görüyor elbet. Bilmiyoruz ki hangi viranede hangi defineler saklı… Hadiselerin ötesine geç, nakışı bırak nakkaşı seyret.

Kimseyi hor görme, kimseyi kınama, kimseyi anlamadan bilmeden tanımadan bir yere koyma.
Ne öv yücelt hemen, ne de yerin dibine koy. Her insanın özel bir hikayesi var. Ve her insanın göğüs boşluğunda bir kalp…
İyisi mi o kalbin sahibi olan Allah hatırına incinsen de sebat et.

Senin bir saman çöpü kadar değer vermediğin yıkık gönül, arş’tan da üstündür, Kürsî’den de, Levh’ten de,
Kalem’den de. (Hz.Mevlana)

Hor ol, hor görme. Defineye mâlik nice vîrâneler var:

“İçinizde; saçı-başı dağınık, eski elbiseler içinde, garip görünümlü ve insanların îtibâr etmediği nice kimseler vardır ki,
Allâh’a yemin etseler, Allah onların yeminlerini boşa çıkarmaz.” (Tirmizî: Menâkıb- 54)

Selam ve dua ile…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: